Ülkemizin huzuru her şeyden önemli

admin

fikri_yalin_kose

 

 

 

 

 

 

İhtilal söylentileriyle endişeye kapıldık, yine yüreğimiz ağzımıza geldi” neler oluyor” diye korkuya kapıldık.

Bizler yaşı altmışı aşanlar bu tür korkuları çok yaşadı, çilesini çekti.

Halkımız benzer karanlık tabloyu bir kez daha görmek istemiyor.

Ülkemizde her uygulama demokratik ve yasalar çerçevesinde o sınırlar içinde çözümlenmesi gerektiğini herkes kabullenmeli.

Ülkemizi böyle dünya kamuoyunda zor durumda bırakacak,   bu türde girişimlerin faturası en sonunda yine halka çıkar.

Ülkemizde istikrarsızlığın hâkim olması bu karanlık ortamda haklı olan isteklerini de haksız duruma getirir.

Bu günlerde ülkemizin ekmekten, sudan, havadan daha çok huzura güvene barışa ihtiyacı var.

Hepimiz ülkede barışın güvenin sağlanması için soğukkanlılıkla, sağduyu ile hareket etmek zorundayız.

Yoksa bozulan barışı yeniden sağlamak çok zor olabilir.  Çevremizin Ortadoğunun en güzel en istikrarlı ülkesinde halkımız kardeşçe barış içinde huzurlu bir şekilde yaşamayı arzuluyor.

Dilerin bu kaos ortamı kısa sürede  yerini  barış ve güvenli  ortama  bırakır tek temennimiz bu…

DÜĞÜNLERDE İNSANA UTANÇ VEREN SÖZLER

Bölgemizde yapılan düğünlerimizin genelinde oyun havalarında roman müziği hâkim durumda.

Sürekli bu tür eğlencelerde bu müziğin sözcüklerinden oluşan oyun havalarının çalındığına tanık oluyoruz.

Düğün ortamında sahneye çıkıp eğlenenler insanlar için oyun havası olarak sunulan müziğin sözlerinin ne kadar çirkin olduğunu Edirne’ye yakışmadığını defalarca yazdım.

Bir Allahın kulu Orgun başında bulunan müzisyen zat acaba hangi sözlerle ile bizi oynatıyor.

Diye sormak kimsenin aklına gelmiyor. Allah aşkına  “yandan halimem yandan, severim seni candan, seviyorsan candan, boşan gel kocandan” sözlerini dinledikten sonra yüzümüzün kızarması gerekmez mi?

Bizin asırlardır devam eden bölgemiz folklorunu yansıtan oyun havalarımız var. Bunlar neden ön plana getirilmiyor.

Kuşkusuz roman müziği bölgemiz müziğinin bir parçası onu da inkâr edemeyiz. Bu müziği sunarken böyle toplum ahlakına uymayan sözler ile müziği sunmak Edirne gibi çağdaş kültür düzeyi yüksek bir ilin halkına yakışmıyor.

Bu konu ile her kim ilgileniyorsa. Bir gün olsun sahnede göbek atarken bu konu ile ilgilenmesi gerekenler müziğin sözlerine kulak versin.

Orada kullanılan sözcükleri içine siniyorsa mesele yok eğer bu sözcükleri içeren oyun havaları benim düğünlerimde çalınmamalı diyorsa o zaman gereği yapılmalı. Ne demek “hap koydum hap koydum İçine de ot koydum kaynanamın adını kuyruklu yılan koydum” sözleri ile başlayan oyun havası acaba neyi çağrıştırıyor.

Edirne kültürü halkın eğlenceli günlerinde çalınan oyun havaları sözcükleri öyle herkesi istediği gibi ahlak dışı sözlerle sunulmamalı. Düğünlerimizde bu tür oyun havaları bizim halkımızı

TRAKYA  TOPRAKLARINA  DİKKAT.!

Mesleğimiz gereği bazen Edirne ilçelerine dolaşmak imkânımız oluyor. Bölge insanı olarak ne güzel bir coğrafyada yaşadığımızı o zaman daha iyi anlıyorum.

Ülkemizde tarım ekili alanı en yüksek oranda gerçekleşen illerin başında gelen Edirne’mizin tarlalarına baktığımızda meraların dışında ekilmeyen alan yok gibi.

Trakya halkı her ne kadar ilaç ve tohum satıcılarının tezgâhına gelse de kendi toprağında en iyi hangi ürünün yetişeceğini hangi tohumdan tarlasında daha çok verim alacağını biliyor.

Yanılgıya düşse de tohumunu değiştiriyor. Kendilerine tuzak kurup ürünün pazarlamak isteyen özel firmaların tuzağına düşmek istemiyor. Bölgenin en büyük sıkıntısı ekilen ürünlerin standart bir tohum çeşidinin olmaması onun için tohum pazarlayan firmalar kendi ürünlerini satabilmek için her türlü reklam numaralarına başvuruyor.

Bazı üreticilerimiz bu reklama kanarak kendi toprağına uygun olmayan tohum türlerini kullanmak zorunda kalıyor. Sonunda ceremesini kendisi çekiyor.

Bölgemizde tohumluk pazarını düzenli hale getirecek bölge topraklarında hangi tohum çeşidinden verim alınacağını belirleyip üreticileri uyaracak bir kurum olmalı.

Serbest ekonomi diye halk tohum firmaları ile karşı karşıya getirilmemeli. Bölge koşullarına uygun olmayacak tohum türleri konusunda halk uyarılmalı. Bunun yeterince yapıldığı kanısında değilim…

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

İLK TEBDİL-İ KIYAGET GEZEN KANUNİ OLDU

İstanbul’un fethinden sonra Kanuni Sultan Süleyman’dan (1620-1566) öncesi Osmanlı padişahlarının tebdil gezdiklerine dair bilgi bulunmuyor.

Bilindiği kadariyle Kanuni, Veziriazam Makul İbrahim Paşa ile kapukulu süvarisi kıyafeti giyerek il defa İstanbul’u teftişe çıkan padişah oldu.

  1. Yüzyıldan sonra padişahların tebdil gezmeleri daha sonra görülmeye başladı. Tebdil_i kıyafet gezen padişahların en meşhuru ise sultan 4. Murat’tı.
  2. Murat geceleri yanında bostancılar ile kaçak olarak işletilen yerleri basar, bekâr odalarını kontrol ederdi.

 

 62 total views,  2 views today

Next Post

Cem TUNA Halkbank İpsala Şubesi’ne müdür olarak atandı.

          Uzun yıllar Halkbank Edirne Şubesinde görev yapan Cem Tuna, 2012 yılında Halkbankası  Babaeski  şubesine atandı. Geçtiğimiz günlerde Halkbank İpsala Şubesine Müdür olarak atanan Tuna yeni görevine  15 Temmuz Cuma günü başladı. Edirne Ajans Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Engin, Haber Müdürü Fikri Yalın, Satış […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp