Verim bir kat daha artar

admin

fikri_yalin_kose            Trakya ülkemizin farklı bir bölgesi buralarda daha büşka bölgelerde rastlanan dağlar düzlenmiş verimli topraklar  konumuna gelmiştir bu bölgenin   özellikle ova arazilerini dolaştığınızda uçsuz bucaksız  verimli toprakları görürsünüz.

            Bölgemizde  ekim, dikim  yapılmayan arazi yok denecek kadar  azdır.

Eğer  ülkemizde tarım politikası  böyle  karın doyurmayan  tarım  destekleri ilkesiz  politika  yerine daha gerçekçi, sulamanın ön planda olduğu planlamalı   tarlalardan daha çok verim almaya yönelik  devlet destekli politika izlense Trakya’da  tarlalardan  alınan verim bugünküne  oranla birkaç kat daha artardı.  Tüm imkanlar olmasına karşın bölgemiz topraklarının çoğunda kuru tarım yapılıyor.

            Yıllardır ekimi yapılan ürünlerden  Buğday ve Ayçiçeği ön planda. Tarlaların dinlenmesi verimin artması için gereken  münavebeli ekim  yapma imkanları yok .

Üreticiler ektiği ürünlerden  farklı ürün ekmiş olsalar mallarını  satacakları yer yok. Yeni yeni alternatif  ürün çalışmaları uygulanmak isteniyor.

Bu konuda da planlı programlı devletin de desteği olan bir çalışma yok. Bazı kişisel girişimlerle tarlalarda alternatif  ürün ekme girişimi oluyor.

            Halkın satacağı malın güvence altında olması için  ürünlerin alımında  devletimizin  de destek ve katkısı  olmalı.

Böyle bir güvence almayan üretici nasıl satamayacağı ürünü tarlasına ekecek.

            Bu tür alternatif ürün girişimleri daha önceleri de denendi, başarılı olmadı, bu arada uzun süre ektiği  pancar ekimine de  tota getirildi.

Halk zorunlu olarak yine klasik tarla ürünleri buğday ayçiçeği  ekmeye devam etti.

Tarlalarda  bu ürünlerin devamlı ekilmesiyle tarlaların verimi üretken  yapısı azalıyor.

            Üreticiler büyük çaba harcaması defalarca sürmesi ve gübre gücüyle, yüksek  maliyetle dahi   tarlalarından istedikleri verimi alamıyorlar.

Tarlaların iki yılda bir aynı ürün ekilmesi yenine  dönüşümlü olarak dört yılda bir  aynı ürünün ekilmesi gerektiğini  tarım uzmanları  uyarıyor.

Ne yazık ki tüm bu söylenenler sözde kalıyor. Tarım kesiminden geçimini sağlayanlar bir yanda bölge topraklarına  ne derece uyumlu olacağı belli olmayan tohum tacirleri ile gübre tüccarlarının tuzağına düşüyor, kazançlarının önemli bölümü  bu kurumlara gidiyor.

               SU AKAR TÜRK BAKAR

Bu veciz söz sanki bizim bölgemiz için söylenmiş. İlimiz topraklarından   kirli Ergene dahil  dört nehir geçiyor. Bu nehirler yaz kış akarak sularını Saros körfezine taşıyor.

Biz bu nehir sularının çok azından  tarımda yararlanabiliyoruz. S tarla verimi için olmazsa olmaz bir gıda gibi. Ne yazık ki bugüne kadar nehirlerimizden yararlanma imkanları  yeterince değerlendirilemedi.

            Uzun yıllar  Suakacağı barajı ile unutulduk. Anlı şanlı politikacılarımız bu işin gerçekleşemeyeceğini bildiği halde bölge insanımızla adeta dalga geçti  Suakacağı barajı yapılıyor , yapılacak müjdesi verdi.

Gelinen nokta ortada. Bu baraj  olmayacağı anlaşılmasından sonra bakıyoruz İlin kuzey bölgesindeki topraklara hayat verecek, toprakların verimini arttıracak  sulama göletleri gündeme geldi,bu çalışmalar da ağır aksak ilerliyor.

            Aslında  bu yönde bilgisi olan uzmanların ifadesine göre  Lalapaşa ilçesinin köylerinde  baraj yapılabilecek,üstelik  toprak istimlaki gerektirmeyecek yerlerin olduğu söyleniyor. Çakmak barajında olduğu gibi bu yörede de  Tunca nehrindensu basılarak bir baraj yapılabilirdi.

Hatta halkın Suakacağı barajı ile aldatıldığı sürede bu baraj faaliyete geçer bölgenin toprakları iki ürün alabilecek duruma gelebilirdi.

            Böyle bir sulama imkanı sağlanması halinde Arazi yapısı  ilçenin güney yöresindeki toprakların  da sulamasına  imkan yaratılmış  olurdu, Trakya halkından bu esirgendi.

Bu nedenle tarımdan geçinemeyen halk özellikle köy halkının gençleri iş aramak için başka illere göç etmek zorunda kaldı. Bundan üreticilerin zararından çok ülkemiz de zarar etmiş oldu, buralardan elde edilme imkanı olan ürünler için ithal yoluna giderek çiftçilerimizden esirgenen paraları başka ülke üreticilerini verilmiş oldu.

            Bu bakir toprakların yeşermesi ile bölgede hayvancılığın da gelişmesi sağlanacak, su imkânları yaratılan meralarda hayvancılığın maliyeti daha ucuza gelecekti.  Bu fırsatı değerlendiremedik.

Bu yönde bölgemizin Sivil toplum kuruluşlarının da bu konuda yeterli çabayı harcadıklarını söyleyemeyiz. Bu ihmalde siyasilerimizin de payı olduğunu inkâr edemeyiz.

 87 total views,  2 views today

Next Post

Baharın habercisi kakava şenlikleri

            Baharın habercisi olarak kabul edilen  Hıdırellez (Kakava) Şenlikleri her yıl olduğu gibi bu yılda 5-6 Mayıs tarihlerinde kutlanacak. Edirne’de yaklaşık bin yıldır süren bir gelenek olan Kakava Şenlikleri 5 Mayıs 2016 Perşembe Günü Sarayiçi’nde düzenlenen etkinliklerle başlayacak. Etkinlikler kapsamında protokol Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü’nde […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp