YAŞAMIN BAHARINDA ÖLÜM

admin

Suriye’de bakıyorsunuz  içler acısı o manzarayı görünce insan kahroluyor. Bebek çağındaki çocuklar, kadınlar bu kirli savaşın kurbanı oluyor. On milyonlarca insanın öldüğü, 1. Ve 2. Dünya savaşlarında dahi tarihi yerlere, hastanelere ve sivil halkın bulunduğu alanlara saldırı yapılmadı, buraları savaşlarda en az zarar gören yerler oldu.

Bugün için İslam ülkelerinde adı konmuş bir savaş yok. Öyle olmasına karşın, bakıyoruz İslam coğrafyasında her gün onlarca değil yüzlerce günahsız insan ölüyor.

Bu ülkelerdeki insan zayiatı savaş günlerinden çok daha fazla. Bu amaçsız dalaşmalarda ölen insanların tamamına yakını savaşla ilgisi bulunmayan sıradan halk, kadın ve çocuklar oluyor.

    Böyle acımasız kirli savaşlar, kendi insanları ile çatışmalar, her nedense her zaman İslam ülkelerinde yaşanıyor.

   Bu çatışmaların ayni dinden olan, ayni Peygambere inanan ayni yere secde eden insanlar arasında olması, çok daha  kaygı verici. Katliam sahnelerine bakıyorsunuz hepsi birbirinin benzeri.

Dindaşını katledenler, caniler silahlarını havaya kaldırıp “Allah-ü Ekber” nidaları ile haykırışları Allah’ın adını bu katliamda kullanmaları İslam ülkeleri için yüz karasıdır.

Son olarak, Suriye’de olan yüzlerce kadın ve çocuğun ölümüne neden olan saldırı olayına bakalım. Buna hiç kimse kılıf hazırlamasın.

   Şu veya bu, kim yaparsa yapsın, bu tür olaylar kınanmalı. Bazılarının arkasına sığınıp gerçek suçluları korumak bu tür katliamlara davetiye çıkarmak anlamına gelir. Bakıyoruz ülkemizde bazı çevreler ortada bu olayın kimin tarafından yapıldığı belli değil, anında, karşı olduğu düşman gördüğü kişilere suçlu yaftasını yapıştırıyor.

Aslında, bu tür katliamları kim yaparsa yapsın “Allah Belasını versin” demenin ötesinde ne diyebiliriz. Üstelik bu tür katliamlar İslam ülkelerinde ilk kez yapılıyor da değil.

   Bizler de onların bu acımasız tavırlarına alet olursak, bir kirlilik canilik  eninde sonunda bize de bulaşır.

 1.Dünya Savaşı sonrası sömürgeci ülkelerin oyuncağı olan, kutsal toprakların varisleri, bugün de akıllanmışa benzemiyor.

Onlar için düşman aramaya hiç gerek yok. İslam coğrafyasında yaşayan, Emperyalist ülkelerin kuklası olan bu ülkeler kendi aralarında düşman yaratıyor, kendi dindaşlarını katlediyorlar.

Mezhep farklılığı diyor, tarikat veya başka sudan nedenlerle en büyük işkenceyi, zararı kendi insanına ve ülkesine yapıyor.

Böyle bir Kaos ortamında,  çevremizde ateş çemberinin bulunduğu bir coğrafya’da biz de onların bu “Alicengiz oyunlarına” alet olursak vay halimize…

CAMBAZA BAK.!

CHP Milletvekili Recep Gürkan basın toplantısında ayçiçeğinde oynanan oyunları anlatırken, her yıl çiftçilerin ürünlerine karşı tezgâhlanan durum için; “!Cambaza bak” sözcüğünü kullandı. Halkın dikkatini başka alanlara çekmek, gerçekleri unutturmak için söylenen bu sözcük. Daha ziyade dar gelirli ve tarım kesimi ile uğraşanlara uygun düşüyor.

Bugünlerde kendilerini yakından ilgilendirmeyen, suni gündemlerle halka gerçekleri unutturmak istendiği bir dönemde,  bakıyorsunuz akaryakıt zamlanmış. Ayçiçeği alım fiyatları maliyetinin çok altına inmiş. Bu durumda insanlarımız kara kara düşünüyor. Ayçiçeğinde hasat dönemine   kadar her dönüm için 1060 lira masraf yapan üreticiler, ürününün bunun çok altında 700-800 liraya satmak zorunda kalıyor. Yine her yıl olduğu gibi üreticilerden esirgenen paralar başka ülkelerin çiftçilerine gidiyor.

Bu arada Ziraat Odaları ve onun üst yönetiminde olanların cılız tepkilerini dikkate alan yok.

Yağ ithalatı yapan çevreler, bu yıl da yeni ayak oyunlar peşinde, halkın alın teri ucuza kapatılmak isteniyor. Üreticiler ürününü zararına sattığı zaman bir daha o ürünü eker mi? O zaman ülkemizde yağ açığı daha da artacak, bunun sonunda milli kaynaklarımız yurt dışına akmaya devam edecek.

     Bu çiftçilere oynanan oyunun bir yüzü bir de akaryakıt, gübre ve tohumda oynanan “Alicengiz oyunlarını” hesaba kattığımızda üreticilerimize her zaman” Cambaza bak” aldatmacalarının kurbanı oluyor.

    Keşan ilçemizde ayçiçeğine oynanan oyunlara tepki amacıyla bir miting düzenlenmiş. Çiftçilerimiz haklarının ancak kendi güçleri ile alınacağı inancına sahip olmaları gerekir.

Bu işi başkalarına havale ettikleri takdirde, daha çok “ Cambaza bak” oyunlarına alet olurlar.

 

 172 total views,  2 views today

Next Post

HİLAL-EVREN ÇİFTİNE NİCE MUTLU YILLAR

Sadiye ve Süloğlu Belediye Başkanı Erol Atik çiftini oğlu Evren ile Neslihan – Ünal Vardarlı çiftinin kızı Hilal, Süloğlu Yazlık Düğün Salonunda yapılan görkemli düğün töreniyle Evliliğe “Merhaba” dedi. Evlenmeye karar veren gençlerin geçtiğimiz Cuma günü 25 Kasım Stadı yanındaki Adalay Düğün Salonunda yapılan Kına gecesinin ardından, Cumartesi günü de […]
EDİRNE AJANS İLETİŞİM
WhatsApp