Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akalın: Bugünkü Emekli Maaşları Bilinçli Tercihlerin Sonucudur, 2008 Düzenlemesi Olmasaydı Emekli Maaşı 45 Bin Lira Olacaktı

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa kapsamında emeklilere yönelik düzenlemeleri sert sözlerle eleştirdi. Mevcut sistemin emeklileri kalıcı biçimde mağdur ettiğini ifade eden Akalın, yapılan düzenlemelerin ne emeklilere ne sendikalara ne de sivil toplum kuruluşlarına danışılmadan hayata geçirildiğini söyledi.

Genel Kurul’da söz alan Akalın, düzenlemelerin adeta “oldubittiye getirildiğini” belirterek,

“Bu düzenlemenin büyük ihtimalle geçeceğini hepimiz biliyoruz. Ancak kimseye sorulmadan, hatta kanun yapan milletvekillerine bile danışılmadan geçeceğini de biliyoruz”
ifadelerini kullandı.

“Sorun Sadece Maaşların Düşüklüğü Değil”

Sorunun yalnızca maaşların yetersizliği olmadığını vurgulayan Akalın, asıl problemin emekli gelirlerinin enflasyon karşısında sistematik olarak eritilmesi olduğunu söyledi. Enflasyonun herkesi eşit etkilemediğine dikkat çeken Akalın, emeklilerin harcamalarının büyük bölümünün gıda, barınma, enerji, ilaç ve ulaşım gibi zorunlu kalemlerden oluştuğunu hatırlattı.

Akalın, maaş artışlarının emeklilerin gerçek yaşam maliyetine göre belirlenmediğini belirterek şunları söyledi:

“Maaş artışları, emeklinin gerçek harcama kalıplarına göre değil, içeriği kamuoyuna açık olmayan ortalama bir tüketim sepetine göre belirleniyor. Yapılan artışlar daha emeklinin cebine girmeden enflasyon tarafından geri alınıyor.”

Bu durumun enflasyonla mücadele değil, enflasyonun yükünü toplumun en kırılgan kesimlerine yıkmak anlamına geldiğini ifade etti.

“Geçici Artışlar Değil, Kalıcı Sistem Şart”

Çözümün geçici zamlar olmadığını vurgulayan Akalın, kalıcı bir maaş belirleme modeli oluşturulması gerektiğini belirtti. Akalın, çözüm önerilerini şu başlıklar altında sıraladı:

  • Emekliler için ayrı bir ekonomik durum tanımı yapılması
  • Maaş artışlarının emeklilerin gerçek harcama sepetine göre belirlenmesi
  • Artışların yılda bir kez gecikmeli değil, otomatik ve düzenli aralıklarla yapılması
  • Enflasyonun yanı sıra refah payının sisteme dahil edilmesi

“En Düşük Emekli Maaşı Siyasi Tercihlerle Belirlenmemeli”

En düşük emekli maaşı konusunun ayrıca ele alınması gerektiğini belirten Akalın, bu rakamın siyasi tercihlerle değil, objektif kriterlerle belirlenmesi gerektiğini söyledi. En düşük emekli maaşının açlık sınırının ve asgari yaşam maliyetinin altına düşmemesi gerektiğini vurguladı.

“Düşük Maaşlar Kader Değil, Bilinçli Tercih”

2008 yılında Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yapılan değişikliklere dikkat çeken Akalın, çarpıcı bir hesaplamayı da Genel Kurul’da paylaştı:

“Bu düzenleme yapılmasaydı, 1 Ocak 2026 itibarıyla taban emekli aylığı yaklaşık 45 bin lira seviyesinde olacaktı. Bu tablo, bugünkü düşük maaşların bir kader değil, bilinçli tercihlerin sonucu olduğunu göstermektedir.”

“EYT Gerekçe Yapılamaz”

EYT düzenlemesinin emeklilik hakkı açısından doğru bir adım olduğunu ancak mali yükünün mevcut emeklilerin maaşlarını baskılamak için gerekçe haline getirilmesini kabul edilemez bulduğunu söyleyen Akalın,

“Emekliler arasında bir bedel ödeme yarışı yaratmak sosyal devleti zayıflatır”
dedi.

Konuşmasının sonunda Akalın, emekli maaşlarının enflasyon karşısında korunması, gecikmeden güncellenmesi ve geçici çözümler yerine adil, sürdürülebilir ve kalıcı bir sistemle belirlenmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.