Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

YENİ Parti lideri Özgür Özel, Edirne’de Emekli Yurttaşlarla buluştu

“İKİ EMEKLİNİN EVLADI OLARAK SÖYLÜYORUM; SÖZ OLSUN Kİ AK PARTİ’NİN

“İKİ EMEKLİNİN EVLADI OLARAK SÖYLÜYORUM; SÖZ OLSUN Kİ AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİ BİTECEK, YENİ PARTİ’NİN YENİ DÖNEMİNDE HEPİMİZİN YÜZÜ GÜLECEK”

YENİ Parti lideri Özgür Özel, Edirne’de emekli yurttaşlar ve sivil toplum temsilcileriyle buluştu. YENİ Parti Genel Başkanı Özel, burada yaptığı konuşmada, “Emekliler Derneği’nin değerli Başkanı, değerli yöneticileri; Edirne’deki çok sayıda derneğin ve sivil toplum örgütünün değerli başkanları, değerli yöneticileri Edirne programınızda biz normalde bu kuruluş sürecinde açılış programları yapmıyoruz. Edirne programımızın içinde bize emeklerde buluşma teklif edildiğinde büyük bir memnuniyet duyduk. Öğrendik ki buranın da ilk kez kullanıma girdiği gün bugün. Yani bu Vefa Edirne’nin açılışını da hep birlikte yapmış oluyoruz” dedi. Özel, şunları söyledi:

“EMEKLİLER İÇİN DAYANILMAZ, BİTMEYEN BİR KRİZ VAR”

“Sizlerle birlikte olmak, sizleri dinlemek, sizlerin sorunlarına ifade etmek bir nebze olsun tüm toplum adına söz söyleyen, mikrofonu eline alıp gazete ve televizyonlara bazı mesajları iletme imkanı olan birisi olarak birazcık olsun içimi rahatlatıyor. Çünkü Türkiye’deki emekliler görülmemiş bir vefasızlıkla karşı karşıyalar. Çok büyük bir haksızlık var. Yani ülkede herkes için kriz var ama emekliler için dayanılmaz bir kriz var, bitmeyen bir kriz var. 24 yıllık iktidarlarında emeklilerin satın alma gücünü asgari ücrete göre üçte birine, altının gram fiyatı üzerinden dörtte birine düşürmüş bir iktidar var. Öyle bir nokta ki… Emekli maaşının ev sahibi olmayan bir emekliyi barındırma ve karnını doyurma zarureti var. Yani bu olmazsa olmaz. Bugün Edirne’de ortalama kiranın 23 bin lira olduğunu öğrendik. Bütün şehirlerde bakıyoruz, Edirne’de ortalama kira 23 bin lira yani en düşük emekli maaşı kadar. Bu ‘Ya başını bir eve sok ama aç kal, karnını doyuracaksan da sokakta kal’ demek. Bu büyük bir haksızlık, büyük bir vefasızlık.”

“BEŞ EMEKLİ BİR ARAYA GELSE YOKSULLUKTAN KURTULAMIYOR”

“Bizim YENİ Parti’nin ekonomistleri değil Türk-İş gibi, öyle iktidara sert muhalefet yapan filan değil hatta asgari ücret belirleme komisyonunda yetkilendirilmiş konfederasyon yıllardır açlık sınırı ve yoksulluk sınırı ilan ediyor. Bugün açlık sınırı 37 bin lira ama emekliye verilen maaş 23 bin 500 lira. Ortalaması 27 bin lira, yani Türkiye’deki bütün emeklilerin aldığı maaşı emekli sayısına böldüğümüzde 27 bin lira. Yani ortalama emekliye açlık sınırının 10 bin lira altında maaş veriliyor. Yoksulluk sınırı 122 bin lira olarak ilan edilmiş. Beş emekli bir araya gelip maaşı birleştirseler, kura çekseler ve birine çıksa o bile yoksulluktan kurtulamıyor. Öbürüne 1 lira para kalmıyor. Beş emekli bir araya gelip yoksulluktan kurtulamıyor. Hani eskiden kurbanlıktıksa yedi kişi bir araya gelip danaya girerlerdi. Yoksulluktan kurtulmak için altı emeklinin bir araya gelmesi lazım. Altı emeklinin maaşı, bir emekliye verilmesi gereken insanca bir noktaya geliyor. İnsan Avrupa’daki emeklileri görünce; bu İstanbul’a, Kuşadası’na, Antalya’ya yanaşan yolcu gemilerinin içinden inen emeklileri görünce… Güya biz vefalı bir toplumuz. Lafa gelince vefalı bir toplumuz, büyüklerine saygıda kusur etmeyen bir toplumuz. Alman’ın, Fransız’ın emeklisine gösterdiği saygıyı; Hollandalı’nın, İngiliz’in, Yunan’ın gösterdiği saygıyı görünce insan gerçekten üzülüyor ve utanıyor. Onların emeklileri, emekli maaşlarıyla gelip Türkiye’de gezebilirken, alışveriş yapabilirken, tatil yapabilirken; bizim emeklimiz kendi memleketinde kahveye çıkamıyor.”

“BANK YAPIYOR DİYE TEŞEKKÜR EDİYOR, KAHVEYE OTURAMIYORLAR”

“İşte başkan söyledi insanın gırtlağı düğümleniyor. Belediyelere teşekkür ediyor ki bank yapıyorlar, kahveye oturamaz bankta oturuyor diye. Bugün çay 15 – 20 lira. Bu vefa Edirne’de Emekli Kafe’de 5 lira olacağını duyduk. Başkanın bu halkçı, belediyeci yaklaşımını, sosyal belediyecilik projelerini son derecede önemsiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında da YENİ Partili belediye başkanlarımız, sosyal demokrat belediye başkanları ilk günden beri üzerine düşeni bu konuda yapıyor. Ama şunu herkes bilsin. Yoksullukla mücadele yerel yönetimlerin bir başına altından kalacağı işler değil. Biz ancak evde bakım hizmeti verebiliriz, emekli kafeler kurabiliriz. İşte Edirne’de en ucuz berber 500 lirayken 200 liraya saç traşı yapacak bir şeyler yapabiliriz. Ama esas bu pansuman tedbirler, hayatın içindeki zorlukları hafifletmeye yönelik. Ama emeklinin gerçekten yüzünün gülmesi için iktidar olmak lazım. Gerçekten bu halkçı noktaları, sosyal politikaları, katıksız bir sosyal devlet anlayışıyla yönetilen yeni bir düzen kurmak lazım. Adalet ve Kalkınma Partisi yoksulluğu yok etmenin değil, yönetmenin peşinde. Yıllarca böyle yaptı. Ama şimdi ipin ucu kaçtı. Artık yoksulluğu yönetmek bir yana yoksulları unutmak, eksinin yoksulları derin bir yoksullukta, eskinin orta direği, eskinin emeklisi, memuru, orta gelir düzeyindeki esnafı şimdi yoksullaşmış durumda. Ay sonunu getirmenin zorlukları ortada. O yüzden bir sosyal devlet inşasına ihtiyaç var. Bir adalete ihtiyaç var.”

“YENİ BİR KALKINMA HAMLESİNE İHTİYAÇ VAR”

“Biraz önce Edirne’nin Mimar Sinan’ın muhteşem ustalık eseri Selimiye’yi gezdik. Dört büyük taşıyıcı kolonun üzerinde yükseldiğini, kubbenin ona tutunduğunu izah ettiler, gösterdiler. Ben de oraya bakınca kendi parti programımızdaki dört büyük adalet kolonunun devleti taşıyacağını… Yani birincisi elbette hepimizin hasret olduğu, milletin hasret olduğu mahkemelerdeki adaleti. Ama gelir adaletinin, Türkiye’deki gelirin paylaşılmasındaki adaletin, üçüncü kolon olarak vergi adaletinin, dördüncü kolon olarak da sosyal adaletin hayata geçirilmesini ve devletin o büyük, koruyucu kubbesinin bunların üzerinde yükselmesini planlamış durumdayız. Sosyal adaleti sağlamak için önce gelir adaletini sağlamak lazım. Kişi başına milli gelir 18 bin dolar, 19 bin dolar diyorlar. Bu hesaplar yapıldığında iş şöyle çıkıyor; Türkiye’de nüfusun yüzde 10’luk bir kesimi Avrupa standartlarının üstünde, İskandinavya ülkelerinin varlık durumunda geçinirken, toplumun çok önemli bir kesimi de maalesef Afrika ülkelerinin durumunda geçinmek zorunda kalıyor. O yüzden ilk önce gelirdeki adaleti sağlamak lazım. Daha çok çalışmak, hep birlikte kalkınmak, daha çok kazanmak lazım. Ama bunu hakça bölüşmek lazım. Sonra vergi adaletini sağlamak lazım. Dünyada Türkiye kadar dolaylı vergilerin yüksek olduğu bir ülke yok. Türkiye’de neredeyse yüzde 65. Nedir dolaylı vergi? Dolaylı vergi dünyanın en adaletsiz vergisidir. En zengini ile en fakirin aynı vergiyi vermesidir. Elektriğe, suya, telefona, ayakkabıya, gömleğe, süte, ne tüketiyorsan onlardan alınan dolaylı vergiler fabrikatörden de aynı alınıyor, kapıdaki bekçiden de aynı alınıyor. Bu yüzde 65. Gelir vergisi yüzde 23 – 24. Bu maaşlardan kesilen vergiler. Bankadaki mevzuattan kesilen vergiler. Bunları üst üste toplayınca yüzde 89. Geriye yüzde 11 kalıyor ki bu kurumlar vergisi, yani gerçekten üreten, kazanan, kar edenin ödediği vergi yüzde 11. Yüzde 89 ya hiç vermemesi gerekenler ya da çok az vergi vermesi gerekenlerden oluyor. Tabi yüzde 11’lik kurumlar vergisi ödeyeceklere dokunursan bin ah da onlardan işitiyorsun. O yüzden bu ülkede yeni bir kalkınma hamlesine, devletin planlamasını doğru yapmasına, hep birlikte dürüstçe yönetilen bir devletin bu ülkede işçisini de işvereni de korumasına, çok kazanılmasına ve adil bir vergi sisteminden bunların vergilendirilmesine ihtiyaç var.”

“BİZİM İKTİDARIMIZDA YASAKLAR YASAK OLACAK”

“Türkiye’deki mahkeme adaleti sağlandığında yurt içinde para kazanan parasını dışarı kaçırmaz. Yurtdışından yatırımcılar buraya gelmekten korkmaz. Ama bugünkü şartlarda mala çökülen, kimsenin malının garantisinin olmadığı, kimsenin kendisinin özgürlüğünün garantisinin olmadığı, iktidarın ayağına basanın bir anda hapse atıldığı… Türkiye’de sadece siyasetçilerin değil gazetecilerin, akademisyenlerin, komedyenlerin, hepimizin daha yeni yeni tanıdığı Deniz Göktaş diye espriler yapan, şakalar yapan, öyle hakaret filan bilmeyen birisini bir anda Türkiye’de 14 milyon kişi izleyince hükümete, Erdoğan’a ufak ufak eleştirileri olan birisini içeriye attılar. Geçen gün serbest kaldı. Serbest bırakmayıp ikinci bir tutuklama yaptılar. İddianame çıkarttılar, 10 yıla kadar hapis cezası istiyorlar. Bu, bu ülkeyi yönetenlerin nasıl bir acz içinde olduğunu gösteriyor. Turgut Özal kendisini en ağır eleştirilenlere, herkesin katlanamayacağı en ağır karikatürleri Çankaya Köşkü’ne asardı. Süleyman Demirel kendisinin taklidini yapan Plastip Show’a katılır, kendiyle alay ederdi. Erdal İnönü kendisi hakkında anlatılanları üstüne koyarak kendi anlatır ve kendiyle alay ederdi. Her türlü eleştiriye sonuna kadar açıktı. 1974’lerde rahmetli Türkeş’i, Erbakan’ı, Ecevit’i, Demirel’i, dördünü birden en ağır eleştiren karikatürler yılın karikatürü seçilirdi. Bugün küçük bir ima, Cumhurbaşkanı’na hakaret sayılıyor. Bu özgüvensizliktir. Bu iktidarın kendine güvenmemesidir. Biz Türkiye’de artık Erdoğan’ın bu kadar çok yasağı ile nasıl mücadele edeceğimize YENİ Parti olarak karar verdik. Biz de iktidarımızda yasakçı olacağız; bizim iktidarımızda yasaklar yasak olacak. Erdoğan’ın getirdiği bütün yasakları yasaklayacağımız, esprinin yasak olmadığı, gülmecenin yasak olmadığı, gençlerin sevdiği müzik gruplarının yasak olmadığı, eleştirinin, tweet‘in, makalenin, köşe yazısının yasak olmadığı, muhalefet etmenin yasak olmadığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.”

“BU KARA DÜZEN BİTECEK, SOSYAL ADALET GELECEK”

“Böylece mahkemede adalet sağlanınca, gelirde adalet sağlanınca ve vergide adalet sağlanınca sıra dördüncü kolonun inşasına gelecek. O da sosyal adalet. O zaman zenginin çocuğunun en iyi okullara gidip, fakirin çocuğunun yedi yaşına kadar eğitimi beklediği, yoksulların çocuklarının hayata kapatamayacağı kadar farkla geriden başladıkları, babadan – anneden evlada yoksulluğu miras kaldığı bu kara düzen o zaman bitecek. Çocuklardan parası olan okulda iyi suyu kana kana içtiği, garibanın çocuğunun tuvalet musluğuna ağzını dayadığı bu kara düzen bitecek. Birinin beslenme çantasından en güzel yiyeceklerin, muzların – meyvelerin çıktığı ama öbürünün arkadaşının beslenme çantasına yan gözle baktığı bu kara düzen bitecek. Emeklinin birbirini yanına oturup da kahvede birinin öbürüne çay ısmarlamaya korktuğu, kahvede değil parkta bank üstünde gün geçirdiği bu kara düzenler bitecek. Artık asgari ücretlinin aldığı maaşın ona yetmediği, ona maaş verenin de o asgari ücretle ihracat yapamadığı bu tuhaf kara düzen bitecek. Sosyal adaleti inşa edip eğitimde, sağlıkta, biraz önce otoyollarla ilgili konuştum, ulaşımda; devletin devlet olduğunu gösterdiği, güvenlikte gösterdiği, okulun güvenliğini de devletin sağladığı, her bir vatandaşın güvenle sokaklarda gezebildiği ve herkesin çocuğunun eşit şartlarda doğup eşit ve iyi eğitim alabildiği, sağlıkta parası olanın özel hastanede beş yıldızlı otel konforu yaşayıp, parası olmayanın üç ay sonrası için telefonda randevu kovaladığı, bir MR için altı ay beklediği günler geride kalacak.”

“SİZE EMEKLİ EVLADI SÖZÜ VERİYORUM”

“Bilhassa emeklilere söylüyorum. Efendim muayene parası; ‘hastanede öde, eczanelerde öde, maaşından kesilsin.’ Bütün muayenelerin ücretsiz olacağı… ‘Efendim ilacın en ucuzu bu. O yok. Farkını ver, 600 lira.’ Bunların geride kalacağı; ortezin, protezin, gözlüğün, ilacın sadece ve sadece katılım payı yüzde 10, o da raporludan sıfır… Bunun dışında bir kuruş paranın alınmayacağı; emeklilere sağlık ocağının, devlet hastanesinin, üniversite hastanesinin ve eczanedeki ilaç hizmetinin ücretsiz olacağı yepyeni bir düzen kuracağız. Bunların hiçbirisi yapılamaz işler değil. Bir kısmı eski Türkiye’de vardı. Yeşil kartı olanlara zaten bu hizmet veriliyordu, veriliyor. Suriyeliler yıllarca ne doktora, ne hastaneye, ne ilaca para verdiler. Ya bu ülkeyi ayağa kaldıran, bugünlere getiren emekler bunu hak etmiyorsa hiçbirimiz hak etmiyoruz. Onun için ant olsun, söz olsun ki AK Parti’nin kara düzeni bitecek, YENİ Parti’nin yeni döneminde hepimizin yüzü gülecek. İki emeklinin evladı olan birisi olarak söylüyorum. YENİ Parti’nin iktidarında akut sorunlar yani en can yakıcı sorunlar ilk üç ay içinde, hızla halledilmesi gereken sorunlar bir yıl içinde ve bütün sorunlar ilk dönemin sonunda köküne kadar halledilecek. Hepinize emekli evladı sözü veriyorum.”

“MÜCADELEYİ BİRLİKTE VERİN VE YENİ PARTİ’YE ÜYE OLUN”

“Başkanım, büyüğümüz bize yol gösterdi. Onun temennisini tekrarlayayım. Örgütsüz olanı ezerler. Soma’da maden faciasından sonraki süreçte sendikalarla olan ilişkimiz sırasında da her zaman söyledim. En kötü sendika, sendikasızlıktan iyidir. Tabii ben böyle diyorum diye gidip de en kötü sendikalara üye olunmasın, siz iyi sendikalara üye olun. En kötü meslek örgütü, örgütsüzlükten iyidir. En kötü dernek, mücadele veren yapı olmamasından iyidir. Onun için emeklilerin derneklerine, sendikalarına üye olun. Mücadeleyi birlikte verin. Ayrıca YENİ Parti kurulduğunda 18 günde 600 bin üye kaydeden, dünya rekoru kıran bir parti. Eldeki imkanlarla hızlı bir şekilde üye sayısı milyona doğru ilerliyor. YENİ Parti’nin milyonlarca üye olması YENİ Parti’ye de Türkiye’ye de güç verecek. YENİ Parti üyeleriyle birlikte güçleniyor, yepyeni bir siyaseti müjdeliyor. O da artık YENİ Parti’ye üye olan herkes 26 Ağustos’a kadar olanlar, yapılacak ilçe başkanlığında oy uygulanacak. Eylül – Ekimde üye olanlar genel başkanlıkta oy kullanacak. Eylül ayı boyunca üye olanlar il başkanlığı seçiminde oy kullanacak. Delege sistemi artık Siyasi Partiler Kanununun bir zorunluluğu olarak şartları yerine getirecek resmi işlemleri yapacak şekilde halledilecek. Ama söz, yetki ve karar YENİ Parti’de, yeni üyelerde olacak. YENİ Parti’de eskiler oy kullanamıyor, bir tek yeni üyeler kullanacak. Çünkü bizim eskimiz yok. Hepimiz aynıyız. Hepimiz yeniyiz. Bu partinin eskisi, kıdemlisi yok. Herkes yepyeni, herkes aynı güçte. Bütün emeklerimizin ellerinden öpüyorum. Hepinizi çok seviyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.”

Açılışın ardından YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Edirne’de emeklilerle bir araya geldi.

“BURADAN SİZE SÖZ; YENİ PARTİ’NİN İKTİDARINDA YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK, EMEKLİNİN, EMEKÇİNİN, ÇİFTÇİNİN, ESNAFIN, GENCİN YÜZÜ GÜLECEK”

YENİ Parti lideri Özel, öncesinde partisine katılan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, Havsa Belediye Başkanı Hüseyin Özden, Yenikarpuzlu Belediye Başkanı Ahmet Köprü, Yenimuhacir Belediye Başkanı Tamer Kıral, Küplü Belediye Başkanı Gökmen Altay’a rozetlerini taktı. Özel, burada yaptığı konuşmada, “Hepinize çok teşekkür ediyorum. Edirne’ye bu güzel cumartesi günü sabahından herkese günaydınlar, herkese merhaba, hepiniz hoş geldiniz. İlan edilen programımızda, bilboardlarımızda bu sabah Selimiye Camii ziyareti var. Ardından da emekli kafe, Vefa Edirne’de emekli büyüklerimizle sohbet var. Ama buraya geldiğimizde bir gördük ki gittiğimiz her şehirde, esnaf ziyaret ediyoruz ama insan seli oluyor, miting oluyor. Hangi program olursa o programa sizler koşuyorsunuz, akın akın geliyorsunuz. Ve bir anda bir miting alanına dönüştürüyorsunuz. Hepinize teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız” dedi. YENİ Parti Genel Başkanı Özel, şunları söyledi:

“İKTİDAR HEDEFİNDEN AYRILMAYAN BELEDİYE BAŞKANLARI”

“Biraz önce Edirne Belediye Başkanımıza, ilçe, belde belediye başkanlarımıza rozetlerini taktik. Onlar, tarihin doğru tarafında duran, onlar, yenilgiye alışmayıp iktidar isteyen, önüne engel çıkarılınca tüm yolları zorlayan, yol açılmazsa sizin talimatınızla yeni bir yol açan, iktidar hedefinden ayrılmayan YENİ Parti’nin belediye başkanlarıdır. YENİ Parti, Türkiye’nin yeni partisidir, Atatürkçülerin yeni partisidir. Geçmişte omuz omuza mücadele ettiğimiz, şimdi akın akın bizimle birlikte YENİ Parti’ye katılan arkadaşlarımızın yeni partisidir. YENİ Parti, Trakya’nın, Rumeli‘nin, benim canım akrabalarımın yeni partisidir. Biraz önce dört yıldır kapalı kalan, yeni kavuştuğunuz Selimiye Camii’ni gezdik, ziyaret ettik. Mimar Sinan’a dua ettik, bu güzel kentin daha çok tanınması için katkı sağlayan, hangi görüşten olursa olsun herkese teşekkür ettik. Belediye başkanımızla birlikte buradan tüm Türkiye’ye sesleniyoruz. Burada yılda 2 milyon ziyaretçi alan, Mimar Sinan’ın ustalık eseri, görmeye, incelemeye, hikayesini duymaya doyamayacağınız Selimiye Camii var. Onun azıcık gölgesinde de kalsa harika tarihimizin eşsiz eserleri burada. Şehir güzel, gastronomi açısından güzel, kültür turizmi açısından güzel. Kırkpınar’a gelince dünyanın en eski spor organizasyonu olması açısından güzel. Bir de canı sıkılan, derdi olan, ruhu daralan varsa bu şehirde geçirdiğiniz bir gün sizi dinlendirir. Herkesi Edirne’ye bekliyoruz. Belediye başkanımız size ev sahipliği yapmaya hazır.”

“EMEKLİLER, VEFASIZLIKLA KARŞI KARŞIYA”

“Üniversitesi güzel, üniversitedeki gençleri güzel ve buradan arkamızdaki Vefa Edirne, Edirne Belediyesi’nin emekliler için açmış olduğu, onların gelip sosyalleşeceği, her yaştan Edirneli ile sohbet edecekleri, kuaför hizmetinin beşte biri fiyata sunulduğu, ikramların piyasa fiyatlarının çok altında olduğu ve emeklilere vefa gösterilen Edirne Belediyesi’nin önemli bir hizmeti. Hiç şüphe yok ki Türkiye’deki emekliler, dünya siyaset tarihinde karşılaşılmamış bir vefasızlıkla karşı karşıya. 24 yıl önce bu iktidar geldiğinde yani 2002 yılında en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 23 bin 500 lira, 2 çeyrek altını zor alıyor. Emekliler geçmişte emekli olup, huzura erip hatta belki çocuğuna, torununa yardım edebilen durumdayken şimdi evleri yoksa aldıkları maaşı eğer kiraya verirlerse aç kalıyorlar. Bunun en iyi örneği de Edirne. Çünkü ortalama ev kirası 23 bin lira, en düşük emekli maaşı 23 bin 500 lira. Yani evin yoksa kira ödersen aç kalırsın, karnını doyurursan sokakta kalırsın. İşte YENİ Parti; en çok da son dönemlerde emekliler için verdiğimiz mücadelenin bir karşılığı olarak gittiğimiz her yerde emeklilerin koşup, gelip, sarıldığı YENİ Parti, AK Parti’nin kara düzenini değiştirecek, emeklilere hakkını tekrar verecek.”

“EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI BİR ASGARİ ÜCRET, YANİ 39 BİN LİRA OLMALI”

“Ben ‘Gelir gelmez, biz geldikten üç ay sonraki en düşük emekli maaşı asgari ücret olacak’ diyorum. Bakıyorlar, ‘Olur mu?’ diyorlar. Bizim hesabımıza göre bugün asgari ücret 39 bin lira olmalı ve en düşük emekli maaşı da bir asgari ücret olmalıdır. Ayrıca şunu unutmayın. Şaka değil, gerçek. Bu iktidarın emekliye yaptığını hatırlamak için 8 çeyrek altından 2 çeyrek altına düşürdü ya da en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti geldiklerinde, bugün asgari ücretin çok çok altında kaldı. Biz geldiğimizde ilk dönem en düşük emekli maaşı bir asgari ücret olacak, bir sonraki döneme kadar 1,5 asgari ücrete çıkacak. Hiç yolu yok. Yıllarca elleri nasırlaşmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, günü geldiğinde ‘Senin artık yeter çalıştığın, sen duracaksın ve biz sana bakacağız’ dediğimiz emekliler şimdi iş arıyor iş. ‘İş bulursam çalışırım’ diyor. Antalya’da, Burdur’da serada 70 yaşında teyze çalışıyor, ‘Evladıma para yollayacağım’ diye. Bugün Edirne’deki emekliler ‘İş bulsam çalışırım’ diyor. Bu büyük vefasızlığa meydan okuyoruz ve Türkiye, AK Parti’nin kara düzeni bitip YENİ Parti’nin size yakışan yeni düzeni kurulduğunda size yapılan bu vefasızlığı tam tersine çevirecek, tam tersine çevirecek. Her şeye para bulanların emekliye para bulamaması, emekliyi bu hale getirmesi bilinçli bir tercihtir. Bugün için ortalama emekli maaşı 27 bin lira. En düşük emekli maaşı 23 bin lira. Normalde en düşük emekli maaşı 23 bin lira ise ortalama 35 bin lira olur. Yüzde 50 üstünde olur. Ne demek bu? Hepinizi kutu kola gibi ezmişler, en aşağıda birleştirmişler. Buradan her birinize söz olsun. O nasırlı ellerinizden öpüyorum. Her birinize söz olsun ki hak ettiğiniz gibi bir emeklilik yaşayacaksınız, hak ettiğiniz gibi.”

“AYLAR ÖNCE UYARDIM”

“Buradan gününün ilk mikrofonu aslında, diğer programlarda konuşacağımız programlar var. Burada böyle bir güzel karşılama yaptınız, çıktık konuştuk. Rozetleri de burada taktik. Günün ilk mikrofonu. Dün akşam Resmi Gazete yayımlandı. Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla iki köprü ve sekiz tane devlet otoyolunun özelleştirilmesine karar verildi. Ben bunu aylar önce söyledim, sustular. Yalanlamadılar, şüphelendik. Sonra yabancıların gelip köprülerde inceleme yaptığı, otoyollarda ölçüm hesap kitabı yaptığı ortaya çıktı. Sustular. Bir kelime cevap vermediler. Dedim ‘Cevap verin, bunu yapacak mısınız?’ Sustular. Dün gece sessiz sedasız Erdoğan imzayı attı. Bakın ne oluyor biliyor musunuz? Rahmetli Özal’ın yaptığı İzmir Çeşme Otobanı özelleşiyor. Ne olacak söyleyeyim. İzmir Çeşme Otobanı devletin yaptığı otobandır, kilometre başına 95 kuruş. 50 kilometre yol gidiyor yaklaşık Çeşme’ye, 53 – 54, ve 48 lira, bilemedin 50 lira para ödüyorlar. İzmir’den Çeşme’ye doğru gidersen bu Turgut Özal’ın ‘Semra, koy bir kaset de keyfimize bakalım’ dediği otoyol, açarken. Allah rahmet eylesin. 50 lira. Ama bu tarafa gidersen, Tayyip Erdoğan’ın, ‘Yap, işlet, devret’ diye yaptırdığı İstanbul Otoyolu. Aynı kilometreyi gidiyorsun Akhisar’a doğru, kilometresi 5 lira, ödeyeceğim para 50 kilometrede 250 lira.”

“ALTIN YUMURTLAYAN TAVUĞU KESİYORLAR”

“Şimdi bu özelleştirme ile bir, ucuz otobanların hepsi beş kat pahalılaşacak. Bu özelleştirme ile iki, İstanbul’daki birinci ve ikinci köprü şimdi 50 lira iken en az 2-2,5 kat pahalılaşacak ve üçüncü köprüden pahalı olacak. Üçüncüsü, İzmir’de ve Bursa’daki çevre yolları… Yani otobanın gelip İzmir’in etrafından geçtiği çevre yolu, Bursa’daki çevre yolu bugüne kadar bedavaydı. Şimdi çevre yolları da dün özelleştirmeye alınmış, bunlar da paralı olacak. Buradan milletimize şunu söylüyorum. Aylardır bunun için uyarıyoruz, dinlemiyorlar. Şimdi böyle bir kötülüğü yaptılar. Yaptıkları şudur. Altın yumurtlayan tavuğu kesiyorlar. Bir kere devlet bunu yapmış, maliyeti bitmiş. Dün akşam özelleştirmeye aldıklarından o ucuz paralarla devlet 700 milyon lira para topluyor. Şimdi bunlar burayı 3, 3,5, 4 milyar lira peşin para verene 25 yıllığına verecekler. Adam gelecek, beş kat zam yapacak. Verdiği parayı 1-2 yılda çıkaracak, sonra 23 sene sırtımızdan haraç alacak. Buradan Erdoğan’a sözüm şu. Size kazanmak için para lazım, çaresizsin. Onu görüyorum. Bu ihaleye girecek olanlara ve 25 yıllık gelir için bugünkü paranın, beş yıllık tutarını ama zam yapınca neredeyse 1,5-2 yıllık tutarıyla burayı alacak olanlara söylüyorum. Seneye geleceğiz, iktidara geleceğiz. Bütün otoyolları devletleştireceğiz. Bakın elbette çok temel attık, atacağız. Burada Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız var; Candan Yüceer. Dünya açılışı birikmiş, ‘Gel açalım’ diyor. ‘Başkan açılış yapalım’ diyor. Hem yerel yönetimlerde yapıyoruz. Örneğin hedef vermiştik ‘1000 olsun’ diye, daha iki yıl var; 800 kreş bitti bile. ‘100 yurt yapın’ dedik, 78 öğrenci yurdu bitti bile. CHP iktidarında görülmemiş işler görecek herkes. Her şeyi yapacağız; kreşler, yurtlar, milletin ihtiyacı neyse yapacağız. YENİ Parti iktidarında her şeyi, her şeyi yapacağız.

“O İHANET ANLAŞMALARINI YIRTIP ATACAĞIZ”

“Ama size de şunu söyleyeyim. YENİ Parti iktidarında elbette temel atıp, binalar, hizmetler yapacağız ama bir şey yıkacağız. O otobanlardaki gişelerin hepsini yıkacağız. Millete bedava olacak. Almanya’da otobanlar transit geçene paralı, Alman vatandaşına bedava. Türkiye’de de devletin otobanları derhal tekrar geri alınacak ve ücretsiz olacak. Bu yaptıkları, 20 sene geçiş garantisi verdikleri uluslararası tahkim mahkim ama kimse, uluslararası tahkime göre de zarar edeceği bir anlaşmaya zorlanamaz. O ihanet anlaşmalarını yırtıp atacağız, bütün otobanları milletin yapacağız.”

“YENİ PARTİ İKTİDARINDA HERKESİN YÜZÜ GÜLECEK”

“Hepinize çok teşekkür ediyorum. Günün erken saatinde ama hayırlı oldu, öğle saatlerine kalmadan otobanlarla ilgili özelleştirme kararını duyduk, duyurduk. Söylediklerimizde ne kadar haklı çıktığımız ortaya çıktı. Gelecek için de hem emeklimize hatırlattık hem de vatandaşımıza yapılan bu ihanetlerin eninde sonunda geri döneceğini söyledik. Buradan size söz olsun. YENİ Parti’nin iktidarı geliyor, yeni bir dönem açılıyor. Emeklinin de emekçinin de çiftçinin de esnafın da emeklinin de gençlerin de yüzü gülecek, yüzü gülecek, yüzü gülecek. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”