Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

YERALTI VE YERÜSTÜ KAYNAKLARIMIZI SAT SAT NEREYE KADAR?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP )Edirne Merkez İlçe Başkanı Yücel BALKANLI, İktidarın TBMM’ye gönderdiği “ Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti Arasında Enerji ve Doğal Kaynaklar Alanında Stratejik Ortaklık Çerçeve Anlaşması ” ile ilgili basın açıklaması yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada ” İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile imzalanan demiryolu ve enerji anlaşmaları, Osmanlı döneminden daha ağır kapitülasyonları ve sınırsız imtiyazları içeriyor. 10 yılı aşan sürelerle bu ülkelere ve şirketlerine tanınan ayrıcalıklar, Türkiye ekonomisinin, enerji ve demiryolu ulaşımının teslimiyet anlaşmalarıdır! İktidarın TBMM’ye gönderdiği anlaşma, bu ülkeye enerji projeleri alanında çok özel imtiyazlar tanıyan, ülkenin egemenlik ve bağımsızlığını tehdit eden maddeler içermektedir. BAE şirketleri, fonları son 6 aydan bu yana art arda ülkenin önde gelen deniz taşımacılığı şirketlerini satın alıyor. Stratejik limanlar için pazarlık yapılıyor. TBMM gündemindeki enerji çerçeve anlaşmasında ise BAE’ye, Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi Projeleri, Güneş Enerjisi Projeleri, Yenilenebilir Enerji Projeleri, Kömürlü Termik Santralleri Projeleri, Kombine Doğalgaz Çevrim Santrali Projeleri için anlaşmalar imzalandı. Bu projeler için bedelsiz arazi-yer temini, her türlü yasal işlemin ve ÇED raporlarının sorunsuzca temini taahhüt ediliyor. Bu imtiyazlı özel tahsislerdeki süre gerekirse uzatılacak. Benzer şekilde İngiltere ile de aralarında Ankara-İzmir’in hızlı tren hattının da yer aldığı üç farklı demiryolu projesi için Birleşik Krallık İhracat Finansman Kurumu (UKEF) ile sonuncusu 5 Ocak’ta olmak üzere kredi garantili anlaşmalar imzalandı. Anlaşmalardaki taahhütler Osmanlı dönemi kapitülasyonlarını bile aratacak türden. UKEF, projelerin tüm makine teçhizat, sinyalizasyon, elektrifikasyon, teçhizat ve ekipmanlarının İngiliz şirketlerinden temin edileceğini duyurdu. İktidar müteahhitlerine verilen demiryolu projelerinin sigorta ve nakliye işlerinin de İngiliz şirketlerince üstlenileceği belirtilen açıklamada, anlaşmaların ‘İngiliz vergi mükelleflerine hiçbir yük getirmediğine, İngiliz şirketlerine çok ciddi kazanç ve avantajlar sağladığına’ dikkat çekildi.
Türkiye, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) ile son dönemde imzalanan demiryolu ve enerji anlaşmaları, ulusal çıkarlarımız ve egemenliğimiz açısından ciddi endişeleri de beraberinde getirmektedir. Bu anlaşmalar, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki kapitülasyonları hatırlatan, sınırları aşan imtiyazlar içermekte ve ülkemizin ekonomik bağımsızlığını önemli derecede tehdit etmektedir.
Bu anlaşmalar kapsamında, İngiliz ve BAE’li şirketlerine uzun sürelerle verilen ayrıcalıklar, Türkiye’nin enerji ve demiryolu ulaşım sektörlerindeki karar alma süreçlerine müdahale anlamına gelmektedir. Bu durum, ülkemizin stratejik varlıklarının yabancı kontrolüne geçişini işaret etmektedir.
CHP olarak, Türkiye’nin egemenlik haklarının ve milli çıkarlarının en üst düzeyde korunmasını istiyoruz. . Ancak bu anlaşmalar, egemenlik haklarımıza açık bir müdahale teşkil etmekte, ulusal ekonomimizin ve kritik stratejik altyapılarımızın yabancıların eline teslim edilmesidir.
Bu anlaşmaların getirdiği ayrıcalıklar, yerel işletmeler ve Türk şirketleri için haksız rekabet ortamı yaratmakta, Türkiye’nin kendi kaynaklarını kullanma ve kendi sanayisini geliştirme kapasitesini yok etmektedir. Ayrıca, bu tür anlaşmalar, ülkemizin uzun vadeli ekonomik ve sosyal kalkınmasına zarar verecek şekilde dışa bağımlılığımızı artırmaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) olarak hükümeti, bu anlaşmaların detaylarını şeffaf bir şekilde halkımızla paylaşmaya ve Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarını gözeterek hareket etmeye çağırıyoruz. Ülkemizin egemenlik haklarını korumak, ekonomik bağımsızlığımızı güvence altına almak ve adil bir uluslararası iş birliği sağlamak için, bu tür anlaşmaların yeniden gözden geçirilmesi şarttır. Yeraltı ve yerüstü kaynakları halkın malıdır ve halkın yararına değerlendirilmedir. Ulu Önder M.Kemal ATATÜRK ve Cumhuriyet sayesinde kurtulduğumuz kapitülasyonları andıran imtiyazların tekrar yabancı ülke şirketlerine verilmesi halkımız tarafından kabul edilemez.Ülkemizin geleceği ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) olarak her zaman milletimizin yanında duracak ve ülkemizin çıkarlarını en iyi koruyacak şekilde hareket edeceğiz. TBMM halkımızın ve gelecek nesillerin yararına olmayan bu anlaşmaları onaylamamalıdır.”dedi.