Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Rucinan Ergün

DUYGUSAL AÇLIK

MÖ 500 sene önce tıp biliminin öncülerinden Hipokrat “Besinler ilacınız, ilacınız besininiz olsun!” demiş. Ancak bizler 21. yy’da ne yazık ki doğru ve en önemlisi temiz içerikli gıdalara ulaşamıyoruz. Günlük yoğun koşturmalar, ev ve iş yeri arasındaki mesafeler, uzun çalışma saatleri ve sürekli stres altında olmamız bütün günü aç kalarak,öğün atlayarak, birşeyler atıştırarak tamamladığımız günün sonunda gece kontrolsüzce yemek tüketimine sebep oluyor. Veya gün içerisinde çoğunlukla hızlıca tüketebileceğimiz, ekmek arası, paketli olup miktarı küçük kalorisi yüksek gıdaları tüketmemiz sonucunda ‘’aslında hiçbir şey yemiyorum ama yine de kilo alıyorum’’ gibi söylemleri de duyuyoruz. Peki yediklerimizin ne kadar farkındayız, fizyolojik açlık hissettiğimiz için mi yiyorsunuz yoksa farkında olmadan  besleme saatinin bir önemi olmadan, açlık hissi oluşmadan mı besleniyorsunuz? 

Öncelikle duygusal açlığı tanımlayacak olursak fiziksel açlık dışındaki nedenlerle yemek yeme aktivitesine “duygusal yeme” diyoruz. Yoğun duygusal yaşantılardan, stres ve kaygı uyandıran durumlarından uzaklaşmak, bu gerilimle baş edebilmek için yemeğe yönelme eylemidir aynı zamanda. Negatif duygular gibi pozitif duygular da yemek yeme davranışlarını etkiler. Kutlamalar, buluşmalar, kendini ödüllendirmeler de yeme ve yemek seçimini etkiler. Özetlemek gerekirse her türlü duyguyla baş etmek için yemek yeme durumuna duygusal yeme bozukluğu adı verilir. Duygusal yeme, istenmeyen kiloların en temel nedenlerinden biridir. Kilo kontrolü yapan pek çok kişi, aç olmadığı halde yemek yediklerinden ve bu durumla baş etmekte zorlandıklarından yakınmaktadır.

Duygusal açlık, tokluk durumda bile bir aşerme, aniden başlayan bir yeme isteği ile belli yiyeceklere yönelme görülebilir. Özellikle karbonhidrat türevi, yağlı gıdalar tercih edilir. Şekerli, hamurlu gıdalar, çikolata, tatlı, cips, makarna-pilav, kurabiye özellikle de abur cubur yönelim fazladır.

Duygusal yemenin en zorlayıcı kısmı doyma hissidir, çünkü genelde doyma hissi hissedilmez. Ancak fiziksel bir acıya dönüştüğünde fark edilir. Yemek yeme davranışından sonra sıklıkla pişmanlık, suçluluk, utanç gibi duygular hissediyorsanız bunun bir duygusal yeme davranışı olduğunu anlayabilirsiniz.

Vücudunuzun işaretlerine kulak verin ve ilk adım olarak vücut açlığı ile zihinsel açlık arasındaki ayrımı yapın. Duygusal yemeyi durdurmaya yardımcı olabilmek adına yediklerinizi günlük tutarak takip edebilirsiniz. Ne yediğinizi, ne kadar yediğinizi, ne zaman yediğinizi, yerken nasıl hissettiğinizi ve ne kadar aç olduğunuzu yazarak zamanla ruh haliniz ve yemek arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarabilirsiniz.

            Stresle baş etmeyi öğrenmeli, sevdiğimiz bir spor dalı ile uğraşmalı, yürüyüş yapmalı, bir hobi edinmeli, müzik dinleyebilir veya dans edebilirsiniz (özellikle burada her yaş grubuna hitap edecek Balkan Aktif Yaşam Spor Kulübü ile iletişime geçmenizi öneririm, eğlence, coşku, kahkaha, hareket hepsi bir arada). Kısacası öncelikle ruhumuzu iyileştirmeliyiz ki duygularımızı kontrol edebilmeli ve sadece fizyolojik açlık durumunda beslenmeye yönelmelisiniz.

            Mucize bir besin yoktur, mucize sizsiniz. Bedenimizi beslediğimiz gibi ruhumuzu, zihnimizi de beslenmeli kendimize iyi bakmalıyız. Doğru beslenme, kaliteli uyku, hareket ve iç huzur hepsi bir arada olursa herşey çok daha iyi olur.

Kendinize iyi bakın ve sağlıkla kalın…

dyt.Rucinan ERGÜN / (Edirne diyet)

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER